Anket
 

Sitemizi Nasıl Buldunuz ?



Anket Sonuçları
 
Mesaj Gönder
 

Sitemiz hakkındaki görüş ve önerilerinizi bize yazın




 
 

Sık Sorulan Sorular

Sınai Mülkiyet Nedir ?

     "Sınai Mülkiyet" kavramı genel tanımı ile, sanayide ve tarımdaki buluşların, yeniliklerin, yeni tasarımların ve özgün çalışmaların ilk uygulayıcıları adına veya ticaret alanında üretilen ve satılan malların üzerlerindeki üreticisinin veya satıcısının ayırdedilmesini sağlayacak işaretlerin sahipleri adına kayıt edilmesini ve böylece ilk uygulayıcıların ürünü üretme ve satma hakkına belirli bir süre sahip olmalarını sağlayan gayri maddi bir hakkın tanımıdır. Sınai Mülkiyet hakları aşağıda tanımlanan konuları kapsamaktadır:

     patentler ve faydalı modeller, markalar, endüstriyel tasarımlar, coğrafı işaretler entegre devrelerin topoğrafyaları

Topluluk Markası Nedir ?

     Bir marka sadece tescil edildiği ülkede geçerlidir. Başka ülkelerde de koruma sağlamak isteniyorsa -oldukça pahalı bir sistem olmasına rağmen- marka sahibinin söz konusu ülkelerde de başvuruda bulunması gerekmektedir.

     Avrupa Topluluğu'na üye ülkeler, bu sisteme çözüm olmak üzere "Topluluk Markası"nı kabul etmişlerdir.

     O1.12.1995 tarihinde yürürlüğe giren bu sistemle ilgili ilk başvurular 01.04.1996 tarihinde İspanya'nın Alicante şehrinde kurulan Topluluk Marka Ofisi'nce kabul edilmeye başlanmıştır. Bu anlaşmanın esas amacı tek bir prosodürle tüm topluluk ülkelerinde geçerli bir marka elde etmektir. Ancak, bu başvurunun topluluğa dahil 15 ülkede de kabul edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde topluluk markası reddedilecektir.

     1883 tarihli Paris Sözleşmesi'ne üye ülke vatandaşlarının başvurusuna açık olan topluluk markasına Türk vatandaşları da başvuruda bulunabileceklerdir.

     Ücretleri henüz resmen bildirilmeyen topluluk markası ücretinin, her ülkede ayrı ayrı yapılacak başvuru ve tescil ücretlerinin toplamı dikkate alındığında daha ucuz olacağı tahmin edilmektedir.

     Topluluk Marka Hukuku, yeni hazırlanan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile tam uyumlu olduğundan Türkiye'den yapılan başvurularda herhangi bir uyumsuzluk bulumamaktadır.

PATENT

Buluş Nedir ?, Patent Nedir ?

     Buluş, "tarım dahil, sanayideki herhangi bir spesifik sorunun çözümü" olarak tanımlanır.

     Patent, buluş sahibinin buluş konusu ürünü belirli bir süre üretme, kullanma, satma veya ithal etme hakkıdır. Bu hakkı gösteren belgeye de patent denir. Geleneksel terminoloji ile sınai mülkiyet haklarının içinde önemli bir yer tutan "patent hakkı", özellikle teknoloji transferinin aracı olması bakımından gelişmekte olan ülkeleri daha çok ilgilendiren maddi olmayan bir mala ilişkin haktır.

Buluşların Patent İle Korunmasının Amaçları Nelerdir ?

     Amaçları şu şekilde sıralayabiliriz :

  1. Zihni yaratmanın tanınması,
  2. Buluş faaliyetinin özendirilmesi,
  3. Buluş sahibinin ödüllendirilmesi,
  4. Araştırma geliştirme sonuçlarının açıklanarak, teknik bilginin yaygınlaştırılması.

     Bu amaçlara ulaşmak üzere geliştirilen patent sistemi, buluş sahiplerinin buluşlarını, başkalarının kolayca anlayabileceği ve bundan yararlanarak daha iyi çalışmalar yapabileceği biçimde ayrıntılı olarak açıklamaları karşılığında kendilerine, buluş konusu ürünü üretme, kullanma ve satma konusunda belirli bir süre ayrıcalık veren bir sitemdir. Buluş sahibinin ödüllendirilerek buluş yapmanın özendirilmesi ve buluşlarla ilgili bilginin ortaya koyulması, bu bilgiler ışığında yeni kişilerin yeni buluşlar yapabilmelerini ve bu buluşların sanayiye uygulanmasını sağlamakta ve böylece ülkedeki ekonomik gelişmeye büyük katkı sağlanmaktadır.

Patentle Korunacak Buluşlarda Aranan Kriterler Nelerdir ? Hangi Buluşlar Patent İle Korunabilir ?

     Patentle korunacak buluşlarda aranan kriterler şunlardır;

     - Yenilik

     - Tekniğin bilinen durumunun aşılması

     - Sanayiye uygulanabilirlik

     Yenilik, başvuru yapılmadan önce başkaları tarafından yazılı, sözlü ya da uygulanarak açıklanmamış olmak anlamında mutlak yeniliktir. Tekniğin bilinen durumunun aşılması kriteri ise "konuda uzman bir kişinin kolayca düşünüp uygulamaya koyamayacağı" nitelik anlamındadır. Sanayiye uygulanabilirlik, buluşun tümüyle kuramsal olmak yerine pratiğe uygulanabilir özellik taşıması demektir. Bu üç kriteri taşıyan buluşlar patent ile korunurlar.

Patent Verilemiyecek Konular ve Buluşlar Nelerdir ?

     Aşağıda sayılanlar buluş niteliğinde olmadıkları için patent kapsamı dışında kalır ve bunlar için koruma talep edilmesi halinde patent verilmez :

a- Keşifler, bilimsel teoriler, matematik metotları;

b- Zihni, ticari ve oyun faaliyetlerine ilişkin plan, usul ve kurallar;

c- Edebiyat ve sanat eserleri, bilim eserleri, estetik niteliği olan yaratmalar, bilgisayar yazılımları;

d- Bilginin derlenmesi, düzenlenmesi, sunulması ve iletilmesi ile ilgili teknik yönü bulunmayan usuller.

e- İnsan veya hayvan vücuduna uygulanacak cerrahi ve tedavi usulleri ile insan, hayvan vücudu ile ilgili teşhis usulleri.

(e) bendindeki hüküm bu usullerin herhangi birinde kullanılan terkip ve maddeler ile bunların üretim usullerine uygulanmaz.kedeki ekonomik gelişmeye büyük katkı sağlanmaktadır.

     Aşağıda belirtilen buluşlar patent verilerek korunmaz:

a- Konusu kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olan buluşlar.

b- Bitki veya hayvan türleri veya önemli ölçüde biyolojik esaslara dayanan bitki veya hayvan yetiştirilmesi usulleri.

Buluşa Patent Verilmesini Etkilemeyen Açıklamalar Nelerdir ?

     Bir buluşla ilgili olarak yapılan bir patent/faydalı model başvurusu tarihinden önceki oniki ay içinde veya rüçhan hakkı talep edilmiş ise rüçhan hakkı tarihinden önceki oniki ay içinde açıklama yapılmış olması buluşa patent/faydalı model belgesi verilmesini etkilemez.

Faydalı Model Nedir ve Yararları Nelerdir ?

     Türkiye'de ve dünyada yeni olan ve sanayiye uygulanabilen buluşların sahiplerine belirli bir süre (10 yıl), bu buluş konusu ürünü üretme ve pazarlama hakkının tanınmasıdır.

     Faydalı model belgesi verilmesi işlemleri, patent verilmesine oranla, hem zaman hem de masraf açısından daha elverişlidir. Faydalı model koruması elde etme işlemlerinin basit ve ucuz olmasının, özellikle küçük ve orta ölçekli sanayicilerimizin ve araştırma kuruluşlarımızın buluş yapmalarını ve bunları sanayiye uygulamalarını özendireceği düşünülmüştür. Diğer taraftan, özellikle günümüzde, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin gerçekleştirdiği yeniliklerin, rakiplerce hemen hemen aynısının yapılarak taklit edilmesi tehlikesi mevcuttur. Küçük ve orta büyüklükteki bu işletmelerin, mütevazi de olsa, bu buluşlarını faydalı model belgesi vererek korumak, onların ekonomik varlıklarının idamesine hizmet edecektir. Başka bir deyişle, faydalı model koruması, tecavüz fiillerine karşı, patent korumasına oranla daha çabuk ve seri bir işlev görecek şekilde düzenlenmiştir.

Rüçhan Hakkı Nedir ve Buluş Sahibine Ne Gibi Yararlar Sağlar ?

     Eğer buluşun birden fazla ülkede korunması istenirse, ilk patent başvurusunun herhangi bir ülkede yapılması tarihinden itibaren 12 aylık bir süre içinde aynı buluş için başka bir ülkede başvuru yapma konusunda bir haktan yararlanılabilir, buna rüçhan hakkı denir.

     Bir başvuru sahibinin herhangi bir ülkede yaptığı başvurunun tarihi ile bu başvurusuna dayanarak daha sonra yaptığı başvurunun tarihi arasında üçüncü kişilerce buluş konusuna benzer bir konu için patent başvurusu yapılırsa, o başvuru karşıt doküman olarak gösterilemez.

     Başvuru sahibi, yararlanmak istediği rüçhan hakkını başvuru ile birlikte veya başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde talep eder. Bununla ilgili rüçhan hakkı belgesini, patent başvurusu tarihinden itibaren üç ay içerisinde vermediği takdirde rüçhan hakkından yararlanma talebi yapılmamış sayılır.

     Yabancı ülkelerde patent verilmesi için yapılan bir başvurunun farklı ülkelerde yapılmış olmasına bakılmaksızın birden çok rüçhan hakkı talebinde bulunulabilir.

Türkiye'deki Patent Başvurularının Sayısının Çok Az Oluşunun Nedenleri Nelerdir ?

     Ülkemizdeki patent başvurularının çok az oluşunun ana nedenleri şunlardır;

     Türkiye'de, araştırma ve geliştirme faaliyetlerine yeterince önem verilmemektedir.

     Türkiye'deki sanayiciler ve araştırma geliştirme faaliyetlerinde bulunan kişiler patent haklarının neler olduğunu yeterince bilmemekte, bu nedenle yeni buluşlar yapılsa bile patent başvurusu yapılmamaktadır.

     Patent sisteminin önemli öğelerinden biri olan ihtisas mahkemelerinin henüz kurulamamış olması, patent haklarının güçlü bir şekilde korunmasını olumsuz etkilemektedir. Patent hakkına tecavüzlerin mahkeme yoluyla engellenememesi, buluş sahiplerinin patent koruması talep etmek için yeni başvurular yapma isteklerini azaltmaktadır.

Patent Verilen Bir Konudaki Ürünlerin Tümünün Üretme ve Pazarlama Hakkının Patent Sahibinin Tekeline Verildiği Düşüncesi Doğru mudur ?

     Patent koruması genel nitelikli değildir. Yani sanayinin herhangi bir alanının herhangi bir konusundaki bir buluşun patentle korunuyor olması, sanayinin o konudaki tüm ürünlerinin üretim ve pazarlama hakkının patent sahibine verildiği anlamına gelmez. Patent başvurusu veya patentten doğan korumanın kapsamı, buluş konusunu açıklayan tarifnamenin bir parçası olan istem veya istemler ile belirlenir. İstem veya istemler, bir yandan patent başvurusu veya patent sahibine hakkı olan korumayı sağlayacak ve diğer yandan da üçüncü kişilere korumanın kapsamı açısından makul bir düzeyde kesinlik ifade edecek şekilde birlikte yorumlanır. Bu korumanın sınırlarını buluş konusu ile aynı olan bütün ürünleri kapsar şekilde düşünmemek gerekir. Bir başka araştırmacının bir başka çözüm yolu ile aynı sonuca ulaşması mümkündür. Dolayısıyla birbirinden farklı teknik çözüm yolları ile elde edilen sonuçların her biri ayrı ayrı patent verilerek korunabilir.

     Buluş yeni bir ürün ile ilgili olabileceği gibi bir ürünün üretilmesi için geliştirilen yeni bir yöntem ile de ilgili olabilir.

Bir Ülkede Alınan Patentin Tüm Dünyada Geçerli Olduğu Düşüncesi Doğru mudur ?

     Buluşların patent ile korunması her ülkede geçerli olan ulusal yasalar çerçevesinde sağlanmaktadır. Yani bir buluşun patent ile korunması için, korunma istenen her ülkede patent başvurusunun yapılması zorunludur.

     Dünya Patenti veya Uluslararası Patent bir hedef olmakla birlikte bu hedefe henüz ulaşılamamıştır. Sadece 20 Avrupa ülkesi tarafından kabul edilen ve Avrupa Patent Sözleşmesi olarak adlandırılan bölgesel koruma sistemi, dünya patenti veya uluslararası patent uygulamasının bir denemesi olarak kabul edilebilir. Ama bu Sözleşmeye göre yapılan tek bir başvuru ile alınan patent belgesi ile buluşun korunması, yine patentin geçerli olduğu ulusal kanunlar çerçevesinde olmaktadır.

Patent Haklarına İlişkin İhlaller ve Tecavüzler Konusunda Hangi Suçlar Tanımlanmakta ve Hangi Cezalar Öngörülmektedir ?

     Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 73/A maddesinde, patent hakları konusundaki ihlal ve tecavüz hallerine ilişkin suçlar üç ayrı grupta toplanmış ve herbiri için ayrı cezai hükümler getirilmiştir.

     Birinci grupta; patent hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildiriminin gerçeğe aykırı olarak yapılması; patent koruması olan bir eşya veya ambalajı üzerine konulmuş, patent koruması olduğunu belirten işaretin, yetkisi olmadan kaldırılması; bir kişinin kendisini haksız olarak patent başvurusu veya patent hakkı sahibi olarak göstermesi durumları tanımlanmış ve bu durumda suçlular hakkında üçyüz milyon liradan altıyüz milyon liraya(*) kadar ağır para cezası ve bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

     İkinci grupta ise; mevcut olmadığını veya üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde, patent korumasına ilişkin mevzuatın devir ve intikal, rehin ve haciz ile ilgili maddelerinde yazılı haklardan birini veya bu haklarla ilgili lisansı, başkasına devretme veya verme veya rehnetme veya bu haklar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunulması, korunan bir patent hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresi bittiği veya herhangi bir sebeple patent hakkının hükümsüzlüğü veya patent korumasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında; kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilanlarına, hukuken korunan bir patent hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde, işaretler koyma veya bu amaçla yazılı ve görsel basındaki ilan ve reklamlarda, bu tarzda yazı, işaret veya ifadelerin kullanılması durumları tanımlanmış ve bu durumda suçlular hakkında altı yüz milyon liradan bir milyar liraya(*) kadar ağır para cezası ve iki yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

     Üçüncü grupta ise patent haklarına tecavüz sayılan fiillerden birini işleyenler hakkında, altı yüz milyon liradan bir milyar liraya(*) kadar para cezası ve iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Ayrıca, haklarında bu tür suçlardan dolayı cezalara hükmolunanların, varsa işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılması ve aynı süre ticaretten men edilmeleri hüküm altına alınmıştır.

     (*)28.07.1999 tarih ve 4421 sayılı “Türk Ceza Kanunu ile Cezaların İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile (Madde 4 b/9) 01.01.1994 ila 31.12.1998 tarihleri arasında yürürlüğe girmiş bulunan kanunlardaki para cezaları sekiz kat arttırılmıştır.

Patent hakkının sona ermesinin sebepleri nelerdir ?

     Patent hakkı;

  1. Koruma süresinin dolması;
  2. Patent sahibinin patent hakkından vazgeçmesi;
  3. Yıllık ücretlerin ve ek ücretlerin öngörülen sürelerde ödenmemesi;

     sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.

MARKA

Marka Nedir ?, Hizmet Markası Nedir ?, Ortak Marka Nedir ?, Garanti Markası Nedir ?

     a) Marka Nedir ?

     Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi ve ambalajlarının gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretlerdir. Marka, mal veya ambalajı ile birlikte tescil ettirilebilir. Bu durumda mal veya ambalajın tescili marka sahibine mal veya ambalaj için inhisari bir hak sağlamaz.      b) Hizmet Markası Nedir ?

     Bir işletmenin hizmetlerini diğer işletmelerin hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan işarettir.

     c) Ortak Marka Nedir ?

     Ortak marka, üretim veya ticaret veya hizmet işletmelerinden oluşan bir grup tarafından kullanılmak üzere, grubu oluşturan işletmelerin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan işarettir.

     d) Garanti Markası Nedir ?

     Garanti markası, marka sahibinin veya marka sahibine iktisaden bağlı olan bir işletmenin mal veya hizmetlerinde kullanılmamak koşuluyla, marka sahibinin kontrolü altında birçok işletme tarafından o işletmelerin ortak özelliklerini, üretim usullerini, coğrafi menşelerini, ve kalitesini garanti etmeye yarayan işarettir.

Hangi Durumlarda Marka Sahibinin, İzni Olmaksızın kullanılan, markasının kullanılmasını önleme hakkı vardır ?

     Aşağıda belirtilen hallerde marka sahibinin, izni alınmadan markasının kullanılmasının önlenmesini talep etme yetkisi vardır.

     Markanın tescil kapsamına giren aynı mal veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli markayla aynı olan herhangi bir işaretin kullanılması,

     Tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk üzerinde, işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması,

     Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamı mal veya hizmetlerle benzer olmayan mal veya hizmetlerde kullanılması halinde, tescili istenen işaretin kullanılmasıyla tescilli markanın itibarından dolayı haksız avantaj elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterine zarar vercek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılması.

Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı Uyarınca Hangi Faaliyetler Kısıtlanabilir ?

     İşaretin mal veya ambalajı üzerine konulması,

     İşareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret altında hizmetlerin sunulması veya sağlanması,

     İşareti taşıyan malın ithali veya ihracı,

     İşaretin teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarda kullanılması.

Tescilli Markanın Hukuki Olarak Sağladığı Haklar Nelerdir ?

     556 sayılı Kararname'nin, tescilli markalara sağladığı koruma

     a) Markanın tescil kapsamına giren aynı veya benzeri mal veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli markayı, benzerlerini ve halk üzerinde tescilli marka ile karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin tescilli markanın itibarından dolayı haksız avantaj elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterine zarar verecek nitelikteki herhangi bir işaretin izinsiz kullanılmasının önlenmesini isteme,

     b) Tescilin hukuki olarak sağlayacağı tescilli bir markanın başkasına devir edilebilirliği, miras yolu ile intikal edilebilirliği, kullanma hakkının lisans konusu olabilirliği, rehin ve teminat olarak gösterilebilirliği gibi haklardır.

     Bu tür haklar başvurular için de geçerlidir.

     Tescilsiz marka kullananlar, belirtilen bu haklardan yararlanamazlar.

Marka Hakkına Tecavüz Halleri ve Uygulanacak Cezalar Nelerdir ?

     a) Markanın tescil kapsamına giren aynı veya benzeri mal veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli markayı, benzerini ve halk üzerinde tescilli marka ile karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin tescilli markanın itibarından dolayı haksız avantaj elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterine zarar verecek nitelikteki herhangi bir işaretin izinsiz olarak mal veya ambalajı üzerine konulması işareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim , edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaretin altında hizmetlerin sunulması veya sağlanması, işareti taşıyan malın ithali veya ihracı, işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarda kullanılması,

     b) İzinsiz olarak markanın veya benzerinin taklit edilmesi,

     c) Bilndiği veya bilinmesi gerektiği halde markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak ve ya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veya ticari amaçla elde bulundurmak,

     d) Sözleşmeye dayalı lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devir etmek ,

     e) Yukarıda yazılı eylemlere katılmak veya yardımcı olmak veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve koşulda olursa olsun bu eylemlerin yapılmasını kolaylaştırmak,

     f) Kendisinde bulunan ve başkası adına tescilli bu markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini taşıyan ürünün veya ticaret alanına çıkarılan malın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını belirtmekten kaçınmak, marka hakkına tecavüz sayılan hallerdir.

     4128 sayılı Kanun'un 5. Maddesi ile 556 sayılı KHK'ya eklenen 61/A maddesinde belirtildiği üzere;

     a)Marka hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildirimini gerçeğe aykırı olarak yapanlar, marka koruması olan bir eşya veya ambalajı üzerinde konulmuş, marka koruması olduğunun belirten işareti yetkisi olmadan kaldıranlar, kendisini haksız olarak marka başvurusu veya marka hakkı sahibi olarak gösterenler hakkında, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasına ve üçyüz milyon liradan 600 milyon liraya kadar para cezasına,

     b)Hak ve alakası olmadığını veya tasarruf yetkisi bulunmadığını bilmesi erektiği halde, marka korumasına ilişkin mevzuatın devir ve intikal, rehin ve haciz ile ilgili maddelerinde yazılı haklardan birini veya bu hakla ilgili lisansı başkasına devreden, veren, rehneden, bu haklar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunanlar ile korunan bir marka hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresinin bittiği veya marka hakkının hükümsüzlüğü veya marka korumasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında; kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilanlarına, hukuken korunan bir marka hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde, işaretler koyan veya bu amaçla yazılı ve görsel basındaki ilan ve reklamlarda, bu tarzda yazı, işaret veya ifadeleri kullananlar hakkında, iki yıldan üç yıla kadar hapis cezasına ve altıyüz milyon liradan bir milyar liraya kadar para cezasına,

     c)Kararnamenin 61 inci maddesinde yazılı fiillerden birini işleyenler hakkında, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına ve altıyüz milyon liradan bir milyar liraya kadar para cezasına, ayrıca işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerine hükmolunur.

     d)Yukarıda yazılı suçlar, hizmetlerini yaptıkları sırada bir işletmenin çalışanları tarafından doğrudan doğruya veya emir üzerine işlenmişse çalışanlar ve suçun işlenmesine mani olmayan işletme sahibi, müdür veya temsilcisi ve hangi ünvan ve sıfatla olursa olsun işletmeyi fiilen yöneten kişi de cezalandırılır. Bir tüzel kişinin işleri yürütülürken bu maddede sayılan suçlardan biri işlenirse, tüzel kişi, masraflar ve para cezasından müteselsilen sorumlu olur.

     e)Fiile iştirak edenler hakkında olayın mahiyetine göre Türk Ceza Kanununun 64,65,66 ve 67 nci maddeleri hükümleri uygulanır. Bu maddede sayılan suçlardan dolayı kovuşturma şikayete bağlıdır.

     f)Marka korumasından doğan hakları tecavüze uğrayanlar, Enstitü 5590 veya 507 sayılı kanunlara tabi kuruluşlar ve Tüketici Dernekleri de şikayet hakkına sahiptir. Şikayetin fıil ve failden haberdar olma tarihinden itibaren iki yıl içinde yapılması gerekir. Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikayetler acele işlerden sayılır.

Marka Korumasından Kimler Yararlanabilir?

     Türkiye'de marka korumasında; Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ikametgahı olan veya sınai veya ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişilerce veya Paris Sözleşmesi yahut Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması'na taraf devlet vatandaşı olarak başvuru hakkına sahip kişiler yararlanır.

     Yukarıdaki paragraf kapsamına girmemekle beraber, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere kanunen veya fiilen marka koruması tanınmış yabancı devletlerin gerçek veya tüzel kişileri de karşılıklılık ilkesi uyarınca 'Türkiye'de marka korumasından aynı şekilde yararlanır.

Tescilli Markaların Koruma Süresi ve Yenileme Nasıldır ?

     Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Bu süre onar yıllık dönemler halinde sonsuz sayıda yenilenebilir.

     Koruma süresi sona eren marka, sahibinin veya onun yetkili kıldığı vekilin talebi halinde yenilenir. Yenileme talebinin yapılması koruma süresinin sona erdiği ayın son gününden önceki altı ay içinde gerçekleştirilir. Bu sürenin kaçırılması durumunda, yenileme talebi, ek ücret ödenmesi koşuluyla, koruma süresinin sona erdiği ayın son gününden itibaren altı aylık süre uzatımı içinde de yapılabilir.

     Yenileme süresi mevcut tescilin sona erdiği gün başlar. Yenileme sicile kayıt edilir ve yayınlanır. Koruma süresinin bitiminden itibaren altı aylık süre içerisinde yenilenmeyen markalar hükümsüz sayılır.

Marka Hakkı Nasıl Sona Erer ?

     İki nedenle marka hakkı sona erer :

     Markanın süresi içinde yenilenmemesi, Marka sahibinin marka hakkından vazgeçmesi.

Bir Ülkede Tescil Edilen Markanın Tüm Dünyada Geçerli Olacağı Düşüncesi Kamuoyunda Yaygındır Bu Doğru Mudur ?

     Bir ülkede tescil edilen markanın tüm dünyada geçerli olacağı düşüncesi kamuoyunda yaygın da olsa veya olumlu bir yaklaşım gibi de görönse doğru değildir. Her ülkenin sınai ve fikri haklarla ilgili ulusal yasaları vardır. Bu yasalar önde gelir.

     Bir marka, ilgili ülkede, o ülkenin yasaları kapsamında korunmaktadır.Bunun içindir ki, marka kullanılacağı ülkenin yasaları çerçevesinde tescil ettirilmelidir.

     Ülkemizde bir işaret ancak tescil ettirilirse marka olarak hüküm ifade etmekte ve yasalarla korunmaktadır.

Markanın Sağladığı Haklar Üçüncü Kişilere Karşı Ne Zaman Hüküm İfade Eder ve Nasıl Değerlendirilir ?

     Markanın sağladığı haklar üçüncü kişilere karşı tescilli yayın tarihi itibariyle hüküm ifade eder. Markanın tescili için yapılacak başvurunun yayınlanmasından sonra doğabilecek durumlarla ilgili olarak tazminat başvurunun yayını ile doğan haklar, tescilin yayını ile birlikte tescilli markadan doğan hakların kapsamı içinde değerlendirilir. Mahkeme öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayınlanmasından önce karar veremez.

Uluslararası Tescilin Koruma Süresi Ne Kadardır ?

     Uluslararası marka tescilinin de koruma süresi on yıldır. Uluslararası Büro, marka sahibine veya vekilin uluslararası koruma süresinin bitiminden önceki altı ay içinde bir hatırlatma yaparak sürenin bitmekte oludğunu bildirir.

Coğrafi İşaret Nedir ?

     Sınai mülkiyet hakları kapsamında olan coğrafi işaretler menşe ve mahreç işaretleri olarak iki grupta anılırlar.

     Bir ürünün menşei olan yöre, alan veya bölge adı menşe adı olarak anılır. Bu şekilde anılabilmesi için ürünün,

     Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, alan, bölge veya çok özel durumlarda ülkeden kaynaklanan bir ürün olması;

     Tüm veya esas nitelik veya özellikleri bu yöre, alan veya bölgeye özgü doğa ve beşeri unsurlardan kaynaklanan bir ürün olması;

     Üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinin tümüyle bu yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılan bir ürün olması,

     şartlarının birlikte karşılanması gerekir. Bu tür ürünlere örnek olarak Çerkez peyniri, Trabzon tereyağı, Bozcaada şarabı, Van otlu peyniri verilebilir. Bu ürünlerin nitelikleri, kalitesi, ünü ve diğer özellikleri belirli bir coğrafi yerin doğa ve beşeri unsurlarından kaynaklanan özellikler taşır ve bu ürünler bu özellikleri ile ün kazanmışlardır. Menşe adını taşıyacak ürünler ait oldukları coğrafi bölgenin dışında üretilemezler. Çünkü ürün, niteliklerini ancak ait olduğu yöre içinde üretildiği takdirde kazanabilir.

     Bir ürünün menşei olan yöre, alan veya bölge adının, "mahreç işareti" olarak tescil edilmesi için,

     Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, alan, veya bölgeden kaynaklanan bir ürün olması;

     Belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibariyle bu yöre, alan veya bölge ile özdeşleşmiş bir ürün olması;

     Üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az birinin belirlenmiş yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılan bir ürün olması,

     şartlarının birlikte karşılanması gerekir. Bu tür ürünlere örnek olarak Trabzon ekmeği verilebilir. Bu ürünlerin nitelikleri, kalitesi, ünü ve diğer özellikleri belirli bir coğrafi yere ait doğal hammadde ya da beşeri unsurlara dayalı işlemlerden kaynaklanan özellikler taşır. Mahreç işaretini taşıyacak ürünler ait oldukları coğrafı bölgenin dışında da üretilebilirler. Ancak bu üretimde ait oldukları coğrafi bölgeye ait hammadde ve üretim yöntemlerinin aynen kullanılması ve ürünün kalitesinin aynı olması şarttır.

Coğrafi İşaret Olarak Tescil Edilemeyecek İşaretler Nelerdir ?

     a) Coğrafi işaret tanımına uymayan adlar ve işaretler,

     b) Ürünlerin öz adı olmuş adlar ve işaretler,

     c) Ürünün gerçek kaynağı konusunda halkı yanıltabilecek olan bitki türleri, hayvan soyları veya benzer adlar,

     d) Kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı işaretler,

     e) Paris Sözleşmesi ve Dünya Ticaret Örgütü'nü kuran Anlaşmaya üye ülkelerde korunmayan veya koruması sona ermiş veya kullanılmayan adlar ve işaretler.

Coğrafi İşaret Hakkına Tecavüz Halleri ve Uygulanacak Cezalar Nelerdir?

     Coğrafı İşaret Hakkına Tecavüz Halleri ilgili KHK'da belirtildiği gibi aynen şunlardır :

     Tescil edilmiş coğrafi işaretler, bunların kullanım hakkına sahip olmayan üçüncü kişiler tarafindan aşağıda yazılı biçimde kullanımları coğrafı işaret hakkına tecavüz sayılır.

     a) Tescilli adın ününden herhangi bir biçimde yarar sağlayacak kullanımlar veya tescil kapsamındaki ürünleri andıran yada çağrıştırabilen ürünlerle ilgili olarak tescilli adın dolaylı veya dolaysız olarak ticari amaçlı kullanımı,

     b)Sözcük olarak gerçek coğrafi yeri ifade etmekle birlikte halkta haksız biçimde ürünün başka yer kaynaklı olduğu izlenimini bırakan kullanımı veya korunan adın tercümesinin kullanımı veya 'stilinde', 'tarzında', 'tipinde' 'türünde', 'yöntemiyle', 'orada üretildiği biçimde' veya benzeri diğer açıklama veya terimlerle birlikte kullanımı,

     c) Ürünün iç veya dış ambalajında, tanıtım ve reklamında veya ürünle ilgili herhangi bir yazılı belgede doğal veya esas nitelik ve özellikleri ile menşei konusunda yanlış veya yanıltıcı herhangi bir açıklama veya belirtiye yer verilmesi,

     d) Ürünün menşei konusunda halkı yanıltabilecek biçimde ambalajlanması veya yanılgı yaratabilecek diğer herhangi bir biçimde sunulması,

     e) Bu maddenin (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde yazılı fıillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fıillerin yapılmasını kolaylaştırmak,

     f) Kendisinde bulunan ve haksız olarak üretilen veya ticaret alanına çıkarılan coğrafı işarete sahip malın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak.

     Coğrafi işaret başvurusu bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesine göre yayınlandığı takdirde, başvuru sahibi, coğrafi işarete vaki tecavüzlerden dolayı hukıık ve ceza davası açmaya yetkilidir.

     4128 sayılı Kanun'un 4.maddesi ile 555 sayılı KHK'ye eklenen 24/A maddesinde belirtildiği üzere;

     a)Coğrafi İşaret hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildirimini gerçeğe aykırı olarak yapanlar, coğrafi işaret koruması olan bir eşya veya ambalajı üzerine konulmuş, coğrafi işaret koruması olduğunu belirten işareti yetkisi olmadan kaldıranlar, kendisini haksız olarak coğrafi işaret başvurusu veya coğrafi işaret hakkı sahibi olarak gösterenler hakkında bir yıldan iki yıla kadar hapis ve üçyüz milyon liradan altıyüz milyon liraya kadar para cezasına,

     b)Korunan bir coğrafi işaret hakkının sahibi olmadığı, herhangi bir sebeple coğrafi işaret hakkının hükümsüzlüğü, coğrafi işaret korunmasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında, kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilanlarına, hukuken korunan bir coğrafi işaret hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde, işaretler koyan veya bu amaçla yazılı ve görsel basındaki ilan ve reklamlarda, bu tarzda yazı, işaret veya ifadeleri kullananlar hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına ve altıyüz milyon liradan bir milyar liraya kadar para cezasına,

     c)24 üncü maddede yazılı fiillerden birini işleyenler hakkında, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına ve altıyüz milyon liradan bir milyar liraya kadar para cezasına, ayrıca, işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerine hükmolunur. Yukarıda yazılı suçlar, hizmetlerini yaptıkları sırada bir işletmenin çalışanları tarafından doğrudan doğruya veya emir üzerine işlenmişse, çalışanlar ve suçun işlenmesine mani olmayan işletme sahibi, müdür veya temsilcisi ve hangi unvan ve sıfatla olursa olsun işletmeyi fiilen yöneten kişi de cezalandırılır. Bir tüzelkişinin işleri yürütülürken, 24 üncü maddede sayılan suçlardan biri işlenirse, tüzelkişi, masraflar ve para cezasından müteselsilen sorumlu olur. Fiile iştirak edenler hakkında olayın mahiyetine göre Türk Ceza Kanunu'nun 64, 65, 66 ve 67 nci maddeleri hükümleri uygulanır. Yukarıda sayılan suçlardan dolayı kovuşturma şikayete bağlıdır.

     Bu madde hükümlerinin uygulanmasında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 344 üncü maddesinin birinci fıkrasının 8 numaralı bendi uygulanmaz. Yani ceza davası "şahsi dava" olmaktan çıkarılmıştır. Coğrafi işaret korumasından doğan hakları tecavüze uğrayandan başka 24 üncü maddede sayılanlar dışında kalan suçlarda Enstitü coğrafı işaret hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildiriminin gerçeğe aykırı olarak yapılması ile korunan bir coğrafi işaret hakkının sahibi olmadığı veya herhangi bir sebeple coğrafi işaret hakkının hükümsüzlüğü veya coğrafi işaret korunmasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında, kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilanlarına hukuken korunan bir coğrafi işaret hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde, işaretler koyma veya bu amaçla yazılı ve görsel basındaki ilan ve reklamlarda bu tarzda yazı, işaret ve ifadelerin kullanılması durumlarında, 5590 veya 507 sayılı Kanunlara tabi kuruluşlar ve Tüketici Dernekleri de şikayet hakkına sahiptir. Şikayetin fiil ve failden haberdar olma tarihinden itibaren iki yıl içinde yapılması gerekir.

     Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikayet, acele işlerden sayılır. Bu Kanun hükümlerine göre, coğrafi işaret hakkı başvurusu veya coğrafı işaret korumasından doğan haklara tecavüz dolayısıyla üretilmesi cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, gereç, cihaz, makine gibi vasıtaların zaptedilmesi veya elkoyulması veya yok edilmesinde, Türk Ceza Kanunu'nun 36 ncı maddesi hükmü ile Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanır.

Bir Ülkede Tescil Edilen Coğrafı İşaretin Tüm Dünyada Geçerli Olacağı Düşüncesi Kamuoyunda Yaygındır. Bu Doğru Mudur ?

     Hayır. Türkiye'de tescil edilen coğrafi işaretler sadece Türkiye sınırları içinde geçerlidir. Paris Sözleşmesi'ne göre himayesi istenilen her ülke de ayrı müracaatda bulunulması gereklidir.

ENDÜSTRİYEL TASARIM

Endüstriyel Tasarım Koruması Nedir ?

     Bilgisayar programları ve yarı iletkenlerin topografyalari hariç olmak üzere, endüstriyel yolla veya elle üretilen herhangi bir nesnenin yanısıra bileşik bir sistem veya bunu oluşturan parçaları, setler, takımlar, ambalajlar gibi nesneleri, birden çok nesnenin veya sunuşun birarada algılanabilen bileşimleri, grafik sembolleri ve tipografik karakterleri içine alan ürün yelpazesinde yer alan ürünlerin kendilerinin veya bir parçasının yenilik ve ayırt edici niteliğe sahip olmak şartıyla dış görünümlerinin koruma kapsamı altına alınmasıdır.

     Başvuru sahibi, tasarımı veya tasarımın uygulandığı ürünün tescilini 4 defa yenilemek suretiyle 25 yıla kadar üretme hakkına sahip olacaktır.

Endüstriyel Tasarım Olarak Tescil Edilemeyecek Tasarımlar Nelerdir ?

     Aşağıda belirtilen koruma şartlarını karşılamayan tasarmların tescili kesinleşmeyecektir :

1. Yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımlar belge verilerek korunur. Bileşik bir ürünün bir parçası ile ilgili tasarımın kendi yeni ise ve ayırt edici bir niteliğe sahipse ayrıca korumadan yararlanır.

2. Bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edilir.Kamuya sunma, sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Üçüncü sahıslara yapılan ve açıkça veya zımmen gizlilik niteliği taşıdığı anlaşılan açıklamalar kamuya sunmanın kapsamı dışındadır.

3. Bir tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olması, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile 554 sayılı K.H.K..'nın yedinci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık olması anlamındadır.

     Herhangi bir tasarımın ayırt edici nitelik açısından kıyaslandığı diğer bir tasarımın;

     Başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye'de veya dünyada herhangi bir yerde piyasaya sunulmuş olması veya Enstitü tarafından tescilli bir tasarım olarak yayınlanmış ve ayırt edici nitelik açısından değerlendirilen tasarımın başvuru veya rüçhan tarihinde henüz koruma süresini doldurmamış olması, gerekir.

     Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınır.

4. Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden önceki oniki ay içerisinde veya rüçhan talebi varsa, rüçhan tarihinden önceki oniki ay içerisinde tasarımcı veya halefi veya bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafindan kamuya sunulur veya tasarımcı veya halefleri ile olan ilişkinin suistimali sonucu kamuya sunulursa, bu açıklama 6 ncı ve 7 nci maddeleri çerçevesinde tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez.

5. Kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı tasarımlar koruma kapsamı dışındadır.

6. Teknik fonksiyonunun gerçekleştirilmesinde, tasarımcıya, tasarıma ilişkin özellik ve unsurlarda hiç bir seçenek özgürlüğü bırakmayan tasarımlar koruma kapsamı dışındadır.

     Tasarlanan veya tasarımın uygulandığı ürünü, başka bir ürüne mekanik olarak monte edebilmek veya bağlayabilmek için ancak zorunlu biçim ve boyutlarda üretilebilen tasarımlar koruma kapsamı dışındadır.

     Ancak, bu konudaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ncı ve 7 nci maddelerinde belirtilen "yenilik" ve "ayırt edicilik" kriterlerini karşılamak koşulu ile farklı veya eş birimlerden oluşan modüler bir sistemde bu birimlerin birbirleriyle, sonlu veya sonsuz, çeşitli biçimlerde bağlantı kurmasını sağlayan tasarımlar koruma kapsamına girer.

Tescilsiz Endüstriyel Tasarım Kullanımının Sakıncaları Nelerdir ?

     Endüstriyel Tasarımların Tesciline İlişkin Kararname çıkana kadar daha önce TTK. Haksız Rekabet Hükümlerine ve Genel Hükümlere göre korunan tescilsiz tasarımlar, yine aynı şekilde korunur. Ancak tescilsiz kullanım 554 sayılı KHK'nin sağladığı hakları veremez. Bunların arasında yeralan en önemli hususlar tescilin sağladığı isbat kolaylığı ve ihlal halinde yaptırımların ağırlığıdır.

Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüz Halleri Nelerdir ?

     Aşağıda yazılı fiiller tasarım hakkına tecavüz sayılır :

  1. Tasarım hakkı sahibinin izni olmaksızın tasarımın aynını veya belirgin bir şekilde benzerini yapmak, üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme akdi için icabda bulunmak, kullanmak, ithal etmek ve bu amaçlarla depolama, elde bulundurmak.
  2. Tasarım belgesi sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devir etmek,
  3. Yukarıda bahsedilen fıillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak,
  4. Kendisinde bulunan ve haksız olarak üretilen veya ticaret alanına çıkarılan eşyanın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak.
  5. Gasp.

     Tasarım başvurusu bu konudaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 34 üncü maddesine göre yayımlandığı takdirde, başvuru sahibi, tasarıma vaki tecavüzlerden dolayı hukuk ve ceza davası açmaya yetkilidir. Tecavüz eden, başvurudan veya kapsamından haberdar edilmiş ise, başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötü niyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa, yayından önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.

 
Haberler
 
Patent Teşvikleri Protokolü İmzalandı.


Tasarımların Korunması Hakkında Yeni Kanun Taslağı Hazırlandı.


 
 

Protech Patent
Burhaniye Mh. Kağıtçıbaşı Sk. No : 40 D : 1 Üsküdar / İstanbul
Tel: 0 216 422 63 63     Fax: 0 216 422 63 66


Ana Sayfa | Hakkımızda | Hizmetlerimiz | Teknolojiler | Ücretler | İletişim | Sıkça Sorulan Sorular
Gizlilik İlkeleri
Copyright ©2006 Protech Patent. Tüm hakları saklıdır.